Büyük olan bitti artık sorun yok sandım. Meğer küçük olanlar toplanınca daha büyük oluyorlarmış.

 Görmezden geldiğim sorunlar çöktü bugün üzerime. 

En derinlerde saklanan, mutlu olduğum anı bekleyen bu sorunlar tüm acımasızlığıyla zihnimi ele geçirdiler. 

Hayatı anlamaya başladığımdan beri hissettiğim bu duygular yeniden baş gösterdi. Her seferinde başka büyük bir sorun ile kenara atılan bu duygular meğer gizlice bir kuyu kazıyorlarmış, bugün anladım ben bunu . 

Ve ben başka sorunlara odaklandıkça her seferinde daha da derinleşmiş bu kuyu. 

İşte üniversite sınavını hallettim ama mutlu olamıyorum ben. 

Ben çözmeye çabalasam da geçmişte yaşanan ve izleri hala süren bazı sorunların olmasıyla bu durumdan kurtulamıyorum. Olmuyor. Çok denedim. 

İçimden kaç kere geçirdim bu düşünceleri; sebebini, sonucunu, etkilerini... 

Ben değiştim; bazen görmezden geldim, bazen ağladım, bazen yazdım ve her seferinde ölmek istedim. Çünkü ölüm bunlardan uzak kalmaktı, yaşamaktan kolaydı. Ölmeye cesaretim olmadığından buradayım işte. Yine ağlayıp zırlıyorum. İçimdeki zehir nefesimi darlıyor, boğazımda bir yumru belirmiş , gözlerimden yaşlar akıyor. Anlatamıyorum. Konuşamıyorum. Kimseye açamıyorum kendimi. Nefret ediyorum tüm bunlardan. Asla zevk alamıyorum başardıklarımdan, asla saf bir mutluluk hissi yaşayamıyorum. 

Ölümü düşündüm her zaman çünkü anlayan olmadı beni. Denedim eskiden birkaç kere, sonra da küstüm dünyaya . Güvenemiyorum kimseye şu dünyada. Olmuyor. Yapamıyorum. 

Sanki bir kuyudayım işte. Kimse yok. Damlaların sesi yankılanıyor dünyamda, kabuğumu yıkmaya çalışıyorlar. Ben yeni bir maske ediniyorum. Yeni bir ben.

Sevildiğimi hissedemiyorum. Hayat yaşanmaz ki böyle. Farkındayım. Atlatmalıyım ama yeni bir yara oluşuyor her seferinde. Boğuluyorum içimde. Dıştan sessiz sakin biri gibi gözüküyorum ama içten içe kendimi öldürüyorum. Yapamadıklarımdan, dünyada yaşananlardan, cahilliğimden dolayı git gide soluyorum ben. 

Ben iyi değilim, mutlu da değilim. Ben aslında hayatta değilim ki, rolümden dolayı varım ben. Birileri için birilerinden ibaretim ben. Seçilmedim ben, hissetmedim ben küçükken. 

Ve sonunda bu karakter ortaya çıktı. Yıllardır iyileştiremediğim benliğim yine beni zehirliyor, boğuluyorum. 

Beni sevenlerden, ailemden, arkadaşlarımdan özür diliyorum. Şu anda benim için yaptığı şeyler olduğunu biliyorum ve bu beni daha da mahçup ediyor. 

Tüm bu yazdıklarım, bu blog bana bir şey olursa diye. Eğer o gün gelir de gerçekten ölürsem ve yakınımdaki insanlar okur ve beni anlarlar diye. Gerçek beni görürler diye. 

Sessiz kalan o kızın aklındaki düşünceleri , söyleyemediği hisleri bilsinler diye. 

Bu kız kimilerine göre hiçbir şey yaşamadı nankörlük yapıyor , birileri belki anladı bu yükü, birileri bana kırgın, birileri üzülür belki. 

Bende özür dilerim sizden, savaşan kalbinizden, benim gibi birini düşündüğünüzden... 

Ben hep böyle yaşadım bu zamana kadar. Son zamanlarda iyi arkadaşlarım oldu ve biraz tadına vardım yaşamak eyleminin. Ama o kadar. Benim için hayat hep biraz. Ben hep suçluyum, hep mağlup. 

Bunu atlattığım zamanlar oldu, olacakta. Ama yorgun benliğim sevilme hissini hiçbir zaman anlayamadı. Hep borçlu hissetti, hep kendinden vermek istedi. Kaybolduk şimdi. Benliğim, ben, geçmişim, dünya kaybolduk hep beraber. Zaman akmaya devam ederken, insanlık gelişirken onlar kuyu kazmayı tercih ettiler. Bende kurtulmaya çalışırken, elimden tutan olurken bile kuyuda derinlere inmeye devam ediyorum. 

Biraz daha acımı yaşayayım gideceğim. Kendi yaralarımızı hiçe sayan bir dünyada yaşıyoruz. Etrafı gördükçe kendi acımızı bastırıyoruz, çoğumuz böyle yaşıyoruz belki de ancak böyle yaşayabiliyoruz . Okumadan atacağım bu yazıyı. Sonradan gelecek olan utancın farkındayım ama şu an acı ağır basıyor. 

Belki kaldırırım belki kaldırmam. Ben hayattayken okuyanlar adına ne diyeceğimi bilmiyorum. Umarım hayal kırıklığına uğratmamışımdır kimseyi . Bağışlarsınız, umarım. 

Ben yine normal hayata, rolüme geri dönüyorum. İyi olacağım, gün gelecek yine böyle hissedeceğim. Ölene kadar böyle. 

Biraz daha olgunlaşmak ve iyileşmek dileğiyle tüm dünyayla birlikte. 

Ben seviyorum sizleri bunu bilin lütfen. Affınıza sığınarak yazdım bunları. Umarım yargılamazsınız beni, anlatamadıklarım da var. Ama işte alışmışım yargılanmaya elimde değil. 

Tek isteğim okuduktan sonra beni anlamaya çalışmanız, bu da benim son isteğim olsun. 

Belki gün gelir değişirim, olsun bu yazı yine de burada kalsın. Nereden geldiğimi bana, sizlere hatırlatsın .

Teşekkür ederim gerçek benle tanıştığınız için. 

Hakkınızı helal edin. 

Yorumlar